AD ASTRA PER ASPERA

 

 

 

 

 

 

 

25.11.08
"http://img225.imageshack.us/img225/6669/thestormd3qc.jpg" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.

RUHALTI MEKTUPLARI - I

…Sigarasını elinden aldığımda hala ağlıyordu,

Bana “neden ben” diye sordu

Cevabı aslında biliyordum ama söyleyemedim konuşamadım işte,

Sigarasından bir nefes çektim

Sanki onun tüm hüzünlerini çeker gibi, sanki bir günah yiyici gibi

Yüzümü karanlıklara gömüp hep istediği şeyleri söyledim ve sonra durup bana baktı “Vazgeçmek mi zor yoksa kaybetmek mi “ dedi, sustum,

Yalnızca sustum.

…Gece inadına ilerledi,

Ona son baktığım anı tam 30 dakika geçmişti,

Meleğim kafasını göğsüme yaslamış hala sessiz sessiz ağlıyordu,

Aslında bende ağlıyordum ama göz yaşlarımı saklıyordum,

Kalbim eziliyordu ve ruhum artık özgürlüğünü istiyordu bir an için kendimi bıraktım

İşte o an sanki ölüyorum sandım ve anladım her şeyi ,

Yaşamayı, ölümü, kaybetmeyi, sessizliği ve gerçek acıyı.

…Gölgeler arasında duvardaki yansımamıza baktım,

Aklıma küçükken annemin okuduğu masallar geldi,

Tıpkı o güzel prensesler gibiydi,

Ne gölgeler nede gece güzelliğini bozabiliyordu meleğimin,

Sanki derinlerden gelmiş bir peri gibi kollarımda duruyordu

Ve gözleri odadaki mumlardan bile daha parlaktı.

Bir an için titrediğini hissettim ve daha sıkı sardım onu,

Son anlarına yaklaştığında bir sigara daha istedi

Sigaraya uzandım ve son sigaramı yakıp bir nefes aldım,

Kaşlarını çattı “bunu bir daha yapma” dedi,

“Neden” dedim senin tüm ilklerin ben olmalıyım” dedi,

Gülümsedim sanki ruhum biraz olsun huzur bulmuştu

Ve birlikte mutlu ve huzurlu bir uykuya daldık.

…Uyandığımda o çoktan gitmişti

Ve geriye buz gibi bir beden kalmıştı kollarımda,

Tüm gücümle haykırarak ağladım

Verdiğim tüm sözleri unutarak ölesiye ağladım

Ve ben o gece ruhumu tek bir sigaraya, tek bir bakışa sattım.

S.Gabriel

"http://img225.imageshack.us/img225/162/theredangelofdeath700s3by.jpg" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.

Etiketler:

 
posted by shunkawakan at 11/25/2008 01:43:00 AM | 1 comments
22.10.08
http://ps.estatesbg.eu/wp-content/uploads/2007/12/moonlight.jpg

Beethoven - Ayışığı Senfonisi...

"Görmek için inanmak yeterli..."

Dictionary
x
+
?
Null.
Dictionary
x
+
?
Null.
 
posted by shunkawakan at 10/22/2008 10:47:00 PM | 0 comments
11.10.08
http://th01.deviantart.com/fs20/300W/f/2007/296/5/a/Mustafa_Kemal_Ataturk_by_13y.jpg

> > Babası öldü.
> >
> > Yetim büyüdü.
> >
> > Üvey evlat oldu.
> > Tutuklandı.
> > Hapse atıldı.
> > Sürüldü.
> > İşsiz kaldı.
> > Şöyle yazıyordu o sıkıntılı günlerde kaleme aldığı günlüğüne;
> >
> > 'Harcamalarım
> > fazla değil, zira gelirim hep az.'
> > Hastalandı, böbreklerinden.
> > Vuruldu, göğsünden.
> > Mesleğinden atıldı.
> > İdama çarptırıldı.
> > Kardeşleri öldü.
> > Çocuğu olmadı.
> > Boşandı.
> > Karaciğeri iflas etti.
> >
> > Evet...
> >
> > MUSTAFA KEMAL ATATÜRK bu...
> >
> > Evladı olmayan bir yetimin, duygularını anlatın...
> >
> > Anlatın ki, o yetimin, evlatlarımıza bıraktığı hediyenin kıymetini anlasın evlatlarımız.
> >
> > Cumhuriyet, çocuklara anlatıldığı gibi, folklorik bir müsamere coşkusundan
> > ibaret değil çünkü...
> >
> >
> >
> > Anlatın ki, kökeninde barınan derin hüznü kavrasınlar.
> >
> > İşte liste yukarıda.
> >
> > Kısacık ömründe bir insanın başına ne felaket gelebilirse gelmiş...
> >
> >
> >
> > Bunu anlatın...
> >
> > Direnen, teslim olmayan ruhu anlatın ..
> >
> > Korkmasınlar engellerden.
> > Korkmasınlar yalnız kalmaktan.
> >
> > Korkmasınlar işsizlikten...
> > Korkmasınlar parasızlıktan.
> > Korkmasınlar alçaklardan.
> > Korkmasınlar doğrulardan.
> >
> > Yürek dediğin...
> > Sadece organ değil
> > Bunu anlayın !!!

> > Bir Anı ...
> >
> > İzmir kurtulmuş, çok tatlı bir yorgunluk, Ankara'ya hareket edecekler...
> > Trene binerler ve kompartımana çekilirler. Ertesi gün, yaveri, Atatürk'ün
> > kompartımanının kapısını çalar. Atatürk, yorgun, bitkin bir halde kravatını
> > yıkamaktadır. Yaveri; 'Paşam bu ne hal, hiç uyumadınız herhalde, niye
> > böylesiniz?' der. 'Çocuk, kompartımanıma yastıkla battaniye koymayı
> > unutmuşsunuz. Kolumu yastık yaptım ağrıdı. Setremi yastık
> > yaptım üşüdüm. Uyumadım kalktım' der. Yaveri; 'Aman paşam! Birimize haber verseydiniz. Hemen size bir yastıkla battaniye getirirdik' der ve bir ülke kurtarmaktan dönen komutan tarihi bir cevap verir; 'Geç fark ettim. Hepiniz en az benim kadar yorgundunuz, hiçbirinize kıyamadım. Önemli olan benim uyumam degil, milletimin rahat uyumasi ..'
> >
> >
> > ATAMIZ SAYESİNDE ÖYLE RAHAT UYUYORUZ Kİ;
> >
> >
> >
> > HALA UYANAMADIK !!!

07/10/2008 tarihinde mailime düşen bu ileti için can dostum Çağataya
binlerce teşekkürler, ayrıca kendisine hayırlı teskereler diliyorum :)
 
posted by shunkawakan at 10/11/2008 03:47:00 PM | 0 comments
26.7.08
http://img104.imageshack.us/img104/805/okgzeltc3.jpg

Bir gün Süleyman Peygamber uçan halısının üstüne binmiş ve ülkesinin
üstünde gezinmeye başlamış. Gördüğü güzelliklerle büyülenmiş ve
"ne güzel şeylere sahibim"
demiş.
Uçan Halı başlamış eğilmeye halının eğildiğini fark eden Süleyman
"Halı doğrul" demiş.
Halı biraz daha eğilmiş.
"Halı doğrul ben cihan Sultanı, Sultan Süleyman" demiş.
Halı biraz daha eğilmiş.
"Halı doğrul ben Peygamber Süleyman"
demiş.
Halı biraz daha eğilmiş ve Süleyman Peygamber düştü düşeceken can
haliyle bağırmış
"Halı ne yapıyorsun doğrul diyorum sana tanımadınmı ben Süleyman"
,
halı cevap vermiş
"Asıl sen doğrul ey Süleyman, bunların hepsi Allahındır.
Hiçbir şeyi kendinden bilme"
...

(Allah C.C. Öğrenip doğrulanlardan olmayı nasip etsin...)
 
posted by shunkawakan at 7/26/2008 12:08:00 AM | 0 comments
6.4.07
"http://farm1.static.flickr.com/250/448604009_b4cd1ce2e2_o.jpg" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.

YAŞADIKLARIMDAN ÖĞRENDİĞİM BİRŞEY VAR

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği

İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya

Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin

İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına
İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına

Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın

Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatin büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene
karışırcasına
Çünkü ömur dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana


(ATAOL BEHRAMOĞLU)
 
posted by shunkawakan at 4/06/2007 09:57:00 PM | 0 comments
21.3.07
http://farm1.static.flickr.com/188/429244200_3dc52b14cf_o.jpg

GÜLCE
Uçurumun kenarındayım Hızır
Bir dilber kalesinin burcunda
Vazgeçilmez belaya nazır
Topuklarım boşluğun avcunda
Derin yar adımı çağırır
Kaldım parmaklarımın ucunda
Uçurumun kenarındayım Hızır
Bir gamzelik rüzgar yetecek
Ha itti beni, ha itecek
Uçurumun kenanndayım Hızır
Divan hazır
Ferman hazır
Kurban hazır
Güzelliğin zulme çaldığı sınır
Başım döner, beynim bulanır
El etmez
Gel etmez
Gözleri bir ret, bir davet
Gülce uzak uzak dolanır
Mecaz değil
Maraz değil
Gülce semavi bir afet
Uçurumun kenarındayım Hızır
Gülce bir beyaz sihir
Canıma bedel bir haz
Nar ve nurdan bir zehir
Gülce Araf`ta infaz
Bir tek bakışıyla suyum ısınır
Güzelliğin zulme çaldığı sınır
Uçurumun kenanndayım Hızır
Ben fakir
En hakir
Bin taksir
Cahil cesaretimi alem tanır
Ateşten
Kalleşten
Mızrakla gürzden
Dabbetülarzdan
Deccal`dan, yedi düvelden
Korku nedir bilmeyen ben
Tir tir titriyorum Gülce`den
Ödüm patlıyor Gülce`ye bakmaktan
Nutkum tutuluyor, ürperiyorum
Saniyeler gözlerimde birer can
Her saniyede bir can veriyorum

(Ömer Lütfü Mete )
 
posted by shunkawakan at 3/21/2007 03:04:00 PM | 0 comments
18.3.07
"http://farm1.static.flickr.com/141/424586289_6b0557f2f9_o.jpg" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.
 
posted by shunkawakan at 3/18/2007 01:43:00 AM | 0 comments
"http://farm1.static.flickr.com/151/424568930_1db2a55595_o.jpg" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.

Çanakkale Şehitlerine

Şu Boğaz Harbi nedir ? Var mı ki dünyada eşi ?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya,
Ne hayâsızca tahaşşüt ki ufuklar kapalı!
Nerde -gösterdiği vahşetle "bu, bir Avrupalı"
Dedirir-yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yahut kafesi!
Eski Dünya, Yeni Dünya, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi... Mahşer mi, hakikat mahşer,
Yedi iklimi cihanın duruyor karşında;
Ostralya'yla beraber bakıyorsun Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler, rengârenk.
Sâde bir hadise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi Yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani tâûna da züldür bu rezil istîlâ...
Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-u asil
Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyla sefil,
Kustu Mehmed'ciğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
Medeniyet denilen kahpe, hakikat, yüzsüz.
Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbâb,
Öyle müthiş ki: eder her bir mülkü harab.
Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı:
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lâğam;
Atılan her lâğımın yaktığı yüzlerce adam.
Ölüm indirmede. gökler, ölü püskürmede yer;
O ne müthiş tipidir: savrulur enkaaz-ı beşer...
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak;
Boşanır sırtlara, vadîlere sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sînelere,
Sürü halinde gezerken sayısız tayyâre.
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdîde güler!..
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal'a mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrından râm?
Çünkü te'sis-i ilâhî o metîn istihkâm.
Sarılır, indirilir mevki-i müstahkemler,
Beşerir azmini tevkîf edemez sun-u beşer;
Bu gögüslerse Hüdâ'nın ebedî serhaddi;
"O benim sun-u bedîim, onu çiğnetme!" dedi.
ÂSIM'ın nesli.. diyordum ya... Nesilmiş gerçek;
İşte çiğnetmedi nâmûsunu, çiğnetmeyecek,
Şühedâ gövdesi, baksan a, dağlar, taşlar
O, rükû olmasa dünyâda eğilmez başlar,
Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor;
BİR HİLÂL uğruna, yâ Rab, ne GÜNEŞLER batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!..
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor TEVHÎDİ...
BEDR'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi...
Sana dar gelmiyecek makberi kimler kazsın?
"Gömelim gel seni târîhe!" desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb...
Seni ancak ebediyyetler eder istiâb.
"Bu, taşındır" diyerek KÂBE'yi diksem başına;
Rûhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ nâmiyle,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmiyle,
Ebr-i nîsânı açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan;
Sen bu âvîzenin altında, bürünmüş kanına,
Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
Türbedârın gibi tâ haşre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları, sarsam yarana...
Yine birşey yapabildim diyemem hâtırana.
Sen ki, son ehl-i salîbin kırarak savletini;
Şarkın en sevgili sultânı SELÂHADDÎN'i,
KILIÇ ARSLAN gibi iclâline ettin hayran...
Sen ki, İslâmı kuşatmış, boğuyorken husran;
O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki rûhunla berâber gezer ecrâmı adın;
Sen ki a'sâra gömülsen taşacaksın... Heyhât!
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihat...
Ey şehid oğlu, isteme benden makber,
Sana âğûşunu açmış duruyor PEYGAMBER.

Mehmet AKİF ERSOY

"http://farm1.static.flickr.com/159/424568904_46b0fcd76c_o.jpg" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.

Aziz Şehitlerimizin Ruhları Şad olsun...
 
posted by shunkawakan at 3/18/2007 01:24:00 AM | 0 comments
13.3.07
"http://farm1.static.flickr.com/151/420407103_e414b14427_o.jpg" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.


Hazreti İbrahim’i ateşe attıcakları zaman bir karınca sırtında küçük bir
su
damlası ile ateşi söndürmek için koştururken arkadaşları sormuş
"ne
yapıyorsun"
diye
"ateşi söndürmeye gidiyorum" demiş, arkadaşları
"bi damla
su ile mi" demişler;
karınca dönerek
"en azından safımız belli olur" demiş…

Sanırım bu yazıdan kendine pay çıkaran birileri vardır. Döneklere,
sözünü tutmayanlara, kalleşlere selam olsun Mehmet Akifin söylediği
gibi "Sözünü tutmayanın Müslümanlığından şüphe ederim"...
 
posted by shunkawakan at 3/13/2007 11:59:00 PM | 0 comments
7.3.07
"http://farm1.static.flickr.com/176/413665899_f97d0831bb_o.jpg" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.
 
posted by shunkawakan at 3/07/2007 04:55:00 PM | 0 comments
"http://farm1.static.flickr.com/163/413615220_533374aef0_o.jpg" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.

Divan-i Kebirden bir secme :

Yarla hoş geçinen kimse yarsız kalmaz.
Müşterisi ile uzlaşan tacir, müflis olmaz.
Ay geceden ürkmediği, karanlığından kaçmadığı içindir ki nürlandı.
gül, o güzel kokuyu dikenle hoş geçinmekle kazandı.

Mevlana Celaleddin Rumi


 
posted by shunkawakan at 3/07/2007 03:49:00 PM | 0 comments
"http://farm1.static.flickr.com/174/413615221_46a23faa07_o.jpg" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.

KALBİMİN TAA DERİNLERİNDE


O'nu hristiyanların haçında bulmaya çalıştım, ama orada değildi.

Hintlilerin mabedine, eski pagodalara gittim, hiç bir yerde en ufak bir izine
bile rastlamadım.

Dağları, vadileri gezdim, ne doruklarda ne derinlerde bulabildim O'nu.
Mekke'ye, Kabe'ye gittim, orada da değildi.
Alimlere, filozoflara sordum,
İdraklerin ötesindeydi.
Derken kalbimin içine baktım,
Orada, yerleşmiş öylece durmaktaydı,
O, bulunabilecek başka hiç bir yerde değildi.

Mevlana Celaleddin Rumi
 
posted by shunkawakan at 3/07/2007 03:44:00 PM | 0 comments
"http://farm1.static.flickr.com/161/413603498_215c013581_o.jpg" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.

P:Kapıyı aç !Polis.
K:Yanlış gelmişin kardeş ben polis deilim


P:Kapıyı aç!Polis
K:Kapı sıkıştı <_<
P:O zaman kırarız
K:Peki ama kapı çe..
P:Allah Allah !Güm
K:likten

P:Kapıyı aç!Polis...Evde arama yapces
K:Arama izniniz olmadan açmam
P:Kapıyı açmadan nası gösterebilirs ki
K:Alttan yolla ...(sifon çekme sesi)
P:
K:Muahauhua artık yok bi daa al gel


P:Kapıyı aç!Polis
K:Şu anda elimde uyuşturucu yok , arka bahçedeki söğüt ağacının altında ceset yok ,
yanımda 3 tane kiralanmaya hazır Rus Kız yok , pardon 4müş ben ne suç işlemiş
olabilirim ki
P:Yok ben yan daireye taşındım da merhaba demeye gelmiştim
K:Ha sorun yok o zaman


P:Aç kapıyı! Polis
K:Annem kapıyı yabancılara açma dedi
P:Hönk ... Kapının kolunu çevir ve kendine doğru çek ben amcan


P: Aç kapıyı Polis! Arama yapıcaz
K: Arama izniniz varmı?
P: Çok fazla film izliosun :gümbürsss:
 
posted by shunkawakan at 3/07/2007 03:28:00 PM | 0 comments
"http://farm1.static.flickr.com/133/413603497_6e4eb6d4fc_o.jpg" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.

seliin. Birinci sorunun cevabını versene
-olmaz çalışsaydın.
-bak ver yoksa geçen gece bizim evde yaşadıklarımızı anlatırım herkese.
-allah belanı versin.
*

*
-mustafa 1. soruyu biliyonmu
-bilmiyom
-2. soruyu
-bilmiyom
-3 ile 4 ü
-bilmiyom
-o zaman ne b*k yemeye benim önüme oturdun.
*

*
-ahmet kitabı ver şu soruların cevaplarını yazayım sen de benden yaz.
-tamam al.
-allah belanı versin ahmet yanlış kitabı getirmişin.
*

*
-Veli kağıtları değişelim mi?
-farketmez değişelim nasılsa ikimizinki de bomboş.
*

*
-aysun 1. sorunun cevabını söylesene.
-önce sen 3 ü söyle ondan sonra.
-pislik dur 3 ü selinden alayım.
-selin üç üç.
-tamam ama sen önce 2 yi söyle.
-yaz okuluna kalasıca zilliler.
*

*
-murat 5. soruyu söylesene
-söylerim ama bi şartla.
-neymiş lan şartın.
-ayşeden ayrılacan.
-ırz düşmanı fırsatçı şerrefsizzz.
*

*
-yasin yaptın mı lan soruları.
-yok lan nerdee.
-olm dedim sana king oynarken molalarda çalışalım diye.
*

*
-vedat olm yaptınmı soruları.
-ben ve sorular?
-olm sınavda kaybeden aşkta kazanırmı acaba?
-hastır lan.
*

*
-sertaç olm ben soruları yapamadım gidiyom lan
-nereye gidiyon olm
-yaz okuluna nereye olacak.
*

*
-erdem 1. soruyu versene
-yapamadım
-2 yi ver ozaman
-olm onuda yapamadım.
-3 ve 4 ü ver ozaman.
-onlarda yok.
-o zaman 200 milyon borç ver bana.
-ne alaka lan manyak.
-olm çıkışta yaz okulunun parasını yatırayım bari.
*

*
-kazıım
-ne vaar?
-b*k var. alla alla
*

*
-seyithan bir iki soru söyle
-yapamadım
-hangilerini yapamadın.
-hiçbirini
-ulan bu soruların hiçbirini yapmadan nasıl her sınavdan 100 alıyon yalancı p******k
*


*
-damlaaaa. Bugün çook güselsiin.
-yemezleer.
Caner bana da yazsana lan şu cevapları.Kalacam
-Dur copy-paste yapalım
+


+Siz ne yapıyorsunuz getirin kağıtları.
-Hocam vallah kopya çekmiyoruz.
+Kopya çekmiyosunuz zaten resmen fotokopi çekiyorsunuz

-ecem 5. soru
-bursa
-bursa die bi şık yok ki kızım
-gerizekalı 'b' şıkkı 'b'
-he o manada bursa
-


-harun kağıtları değişek mi la
-ben kağıda adımı yazdım artık olmaz
-i**e


(pelin sıraya yazdığı kopyalardan yararlanmaktadır)

-pelin 3
-
-sınıfta kalcam bak
- naparsan yap lan
-hooocaaaamm pelin sıraya....
-sus allahın belası suss 'd' şıkkı
-he şöle

demet şu su şişeni bi versene
+ne yapcan kızım sen su şişesini sınava çalışsana
sence ben ne yapıyorum
+su şişesi istiyosun
e bi sor niye istiyorum diye
+niye
kopyayı su şişesinin zelatinin altına koyacam
+

Mahmut 5. soruyu göstersene
+Hadi ordan sen beni topunla oynatmadıydın
-Dersten sonra oynarsın
+Tamam al yap
 
posted by shunkawakan at 3/07/2007 03:25:00 PM | 1 comments
4.2.07
http://farm1.static.flickr.com/152/379765398_e5b347120a_o.jpg

SON UYKU

"Gece onu boş yere beklemekle hemen hemen sona erdi.

Sabaha karşı yorgun bir halde uykuya dalmışken, birdenbire kapıma gelmesinden
korkuyorum.
Ey dostlar,
Yolu ona açık bırakın, ona engel olmayın.
Şayet onun ayak sesleri uyandırmazsa beni kaldırmaya uğraşmayın, yalvarırım.
Sabah aydınlığının bayramında kuşların gürültülü korosuyla, rüzgarın başkaldırışıyla uyandırılmak istemiyorum.
Hatta kapıma ansızın Tanrım bile gelse rahatsız edilmeden uyuyayım.
Ah benim uykum,
Sona ermek için yalnız onun dokunuşunu bekleyen değerli uykum...
Ah benim kapalı gözlerim, uyku karanlığından meydana gelmiş bir rüya gibi
gülümseyerek önümde dururken yalnız onun gülümseme ışığına açılacak olan
kapalı gözlerim...
O bana bütün ışıkların ve şekillerin ilki halinde görünsün.
Uyanan ruhuma neşenin ilk titreyişi onun nazarlarından gelsin.
Ve benim kendime dönüşüm, doğrudan doğruya ona dönüşüm olsun."
 
posted by shunkawakan at 2/04/2007 11:35:00 PM | 0 comments
25.12.06
"http://farm1.static.flickr.com/148/332724297_8a6b9c62e2_o.gif" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.


Kapınız BSA tarafından çalındığında, korsan Microsoft Office için hapis yatmayın.
Hem kullanışlı hem de ücretsiz bir ofis paketi olan yeni OpenOffice 2.1 kullanın.
Sun Microsystems’in popüler ürünlerinden olan OpenOffice.org 2.04 güncellendi
ve 2.1 olarak karşımıza çıktı. Açık kaynak kodlarıyla herkes tarafından geliştirilmeye
hazır olan, bu özelliği sayesinde de kullanıcılara ücretsiz olarak sunulan OpenOffice,
Microsoft Office’in en büyük rakibi olarak görülüyor.

İşte içindekiler

:: Writer (Kelime işlemci)
:: Calc (Hesap tablosu)
:: Impress (Sunum yazılımı)
:: Draw (Çizim yazılımı)
:: Base (Veritabanı)
:: Math (Formül düzenleyici)

Yukarıdaki programlarla OpenOffice.org, bekleyebileceğiniz tüm ihtiyaçları
karşılayacak nitelikte.

OpenOffice.org 2.1 indirin

:: Windows: OpenOffice.org 2.1 İngilizce 93 MB
:: Linux: OpenOffice.org 2.1 İngilizce 120 MB

Türkçe dil eklentilerini indirin

Eğer yabancı dilde OpenOffice kullanıyorsanız aşağıdaki dosyalarla ofis yazılımınızı kolayca Türkçe yapabilirsiniz.

:: Windows: OpenOffice.org 2.1 Türkçe dil eklentisi 15 MB
:: Linux: OpenOffice.org 2.1 Türkçe dil eklentisi 11 MB

(Bu yazı SDN den alınmıştır)
 
posted by shunkawakan at 12/25/2006 04:20:00 PM | 1 comments
"http://farm1.static.flickr.com/154/332724294_e768134fc4_o.png" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.


PortableApps sayesinde çok başarılı programların kurulmuş hallerini ,
USB bellekte taşıyabilir ve her bilgisayarda çalıştırabilirsiniz.

Okul ve kafe gibi yerlerde, bir bilgisayara yazılım kurma hakkınızın
olmadığı zamanlarda ilaç gibi geliyor ve istediğiniz yazılımı USB bellekten
çalıştırabiliyorsunuz. Bu uygulamanın bir diğer avantajı da verilerinizin
bilgisayarda değil, yine USB bellekte saklanıyor olması. Yani, güvenliğiniz
de sağlanıyor.
PortablleApps'in nasıl kurulduğunu ve kullanıldığını
öğrenmek için alttaki videoya bakabilirsiniz.

"http://farm1.static.flickr.com/129/332729756_d744654c14_o.gif" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.

PortableApps Suite (Standard Edition) (Minimum 512 Mb usb disk gerekli)

:: ClamWin Portable (antivirus)
:: Firefox Portable (tarayıcı)
:: Gaim Portable (esajlaşma)
:: OpenOffice.org Portable (ofis)
:: Sudoku Portable (oyun)
:: Sunbird Portable (takvim/görev yöneticisi)
:: Thunderbird Portable (e-posta)

İndirmek için tıklayın

PortableApps Suite (Lite Edition) (256 Mb lik usb diskler için)

İndirmek için tıklayın

Videoyu İzlemek için tıklayın


Başka neler var?
Bu pakete dahil edebileceğiniz çok sayıda taşınabilir ve kurulum gerektirmeden çalışan yazılım bulunuyor. Bunlar arasında ;

:: 7-Zip Portable
:: AbiWord Portable
:: Audacity Portable
:: ClamWin Portable
:: FileZilla Portable
:: Firefox Portable
:: Gaim Portable
:: GIMP Portable
:: Miranda IM Portable
:: Nvu Portable
:: OpenOffice.org Portable
:: Sudoku Portable
:: Sunbird Portable
:: Thunderbird Portable
:: VLC Media Player Portable

(Bu Yazı ve resimler SDN den alınmıştır)
 
posted by shunkawakan at 12/25/2006 04:03:00 PM | 0 comments
 
posted by shunkawakan at 12/25/2006 03:55:00 PM | 0 comments
"http://farm1.static.flickr.com/134/332712657_3ef8aaf0ef_o.jpg" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.

Birkaç Hafta önce dostlarımla 25. yaşımı kutladım şimdi ise Shadow and Ice
projesinin 1. yaşını kutluyorum :) gerçi blogger da birinci yaşımız, aslında daha
eskiye dayanan bir yolculuğumuz var. Yinede insan "wayy be" demekten kendini
alamıyor koca bir yıl geçmiş, gerçi 322 entry mevcut sayfada biraz tembellik
yapmışım ve 4 temp değiştirmişim :) aranızda sayfanın ilk halini hatırlayan
mutlaka vardır herhalde yakında resim olarak sayfanın bir yıllık değişimini
ekleyeceğim, bilmeyenlerde o zaman değişimi gözlemleyebilir :) Neyse bu kadar
gevezelik yeter, son olarak

"NİCE YILLARA SHADOW AND ICE..."


diyor ve kapatıyorum bu muhabbeti...
 
posted by shunkawakan at 12/25/2006 03:44:00 PM | 0 comments
19.12.06
"http://static.flickr.com/138/327364926_a7fd218cc8_o.jpg" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.
 
posted by shunkawakan at 12/19/2006 08:21:00 PM | 0 comments
Hit Counter By AdGreed.com